Mia Monroe yılbaşı partisinde otobüste koca siki yalıyor

O gece, karanlık sokakların ortasında, Mia Monroe’nun beyaz teni parıldıyordu. Çılgınca bir arzu dalgası içinde, o iğrenç Bangbus’un içinde kendini kaptırmıştı. Kahverengi saçları dağınık, gözleri ateşliydi; sakso yapmaya doymuyordu. Önünde dikilen o kalın yarak, her saniye daha fazla şehvetle dolmasına neden oluyordu. Dudaklarını etrafına sıkıca sardığında, ses çıkararak amcığını ne kadar iyi emdiğini gösteriyordu. Gözlerini kapattığında, kafasının içinde tek düşünce vardı: bu büyük dayamayı son damlasına kadar hissetmek.

Elindeki adamın sımsıkı tuttuğu yaramozu, üst üste hızlı hareketlerle tutkundandı sallıyordu. Her folloş hamlesiyle içi ısınıyor, amcığını saran sertlikle deliriyordu. Ağzına aldığı kocaman kökü tüm hızıyla içine alırken nefesi kesiliyor, boğazını zorlayarak inliyordu. Ellerini vücut boyunca gezdiriyor, göğüslerine ve bacaklarına bastırarak bedenini daha da arzulandırıyordu. Bu anın büyüsüyle tamamen kaybolmuştu; kirli oyunun tam ortasında kendini rehin vermişti.

Köklüğü iyice derinleştirip içine boşalmak için can atan o yaratık artık sabırsızdı. Mia’nın yüzüne doğru sıçrayan sıvının sıcaklığı, onun ne kadar uysal ve teslim olduğunu gösteriyordu. Yumuşak tenine akan sperm damlalarıyla birlikte sert sikişi durmadı; devam etti kalkıp inmeye başladığında teninin her zerresi erimeye başlamıştı bile. İnatçı tavrı ve acımasız çakmasıyla sonunda onu tam anlamıyla tüketti.

O an orada yaşanan her şey sapıtmanın dibiydi; iğrenç ama bağımlılık yapan bir zevk alışımdı bu. Ağzında kalan tatlı sümükler ve boğazında yankılanan hırıltılar arasında Mia Monroe, çıldırmışçasına bu kirli işin içinde kaybolmuştu. Sonunda o deli dayama karşısında diz çökmüş; kaçamayacağını kabul etmişti. Karanlığın içinde çığlıklar susarken sadece o pis tutkuyu duyabiliyordun: sert köklemenin bitmeyen fırtınası…